gonca...

Friday, August 25, 2006

so beautiful and wild

......
beyaz yilan binlerce yil yasadigi riyazat doneminin ardindan nihayet
tek dilegi olan insan bedenine kavusmus, cennet tanrilarinin bile ilk
goruste delicesine asik olacagi guzel bir kadin haline gelmisti......

iste gunlerdir arastirdigim ve nihayetinde planini cikardigim rapor
konum...cin mitolojisinde "beyaz yilanin hikayesi"

bisikletle nehir kiyisina gittim bugun
ozlemisim...
patika yola kadar gittim
ama telleri gecmedim bu kez
nemli cimenlere yasladim kafami
beyaz bir yilan gordum ruyamda
iki nehrin arasinda ufacik bi toprak uzerinde
caresiz duruyordu

iki koca nehir ortasinda

once ikisinin de sulari butun hiziyla akarken
sonra birden duruluverdi bir tanesi
suyun hizi ile gumbur gumbur yuvarlanan taslar
sakinlesti..yumusak nehir yataginin icine
gomulduler sirayla
beyaz yilana kopru oldular
beyaz yilan once endiseyle
sonra toplayip tum cesaretini
atti kendini suyun icinde sadece yuzeyleri gozuken
buyuk taslarin uzerine
surunup gecti karsi kiyiya...
sonra arkasini donup bekledi
sakinlesen nehrin yeniden cosup
taslari savura savura akmasini
ama akmadi nehir
cit cikarmadan duruyordu

iste beyaz yilanin icini parcalayan duygu
ilk o zaman beliriverdi kucuk kalbinde
cunku diyordu
benim icin yapti
benim icin
kendinden vaz gecti...

eve geldim
ruyanin ekisinden midir nedir
bi turlu toparayamadim kendimi
ihtiyac duydugum her sey cok uzakta
bugun her gunden daha uzaktalar sanki

bi nehir belki
kendinden bile vaz gecebilecek...

0 Comments:

Post a Comment

Subscribe to Post Comments [Atom]



<< Home